Hayat serüvenim ( Biyografi)

Her şey 1966 yılının soğuk bir ocak ayının 23’ncü gününe rastlar.., Günlerden salıdır, saat öğleden sonra 2’ye ya on vardır ya da on geçiyordur.  Tarihçiler bile bu konuda ikiye bölünmüşlerdir. Tüy-siklet başladığım bu hayat serüveninde(3 kilo 100 gram),yıllar sonra ağır-sikletde 2 metreye yakın( ki 10 cm. var), kilomun da üç haneli rakamlara ulaşacağı, ben dahil hiç kimsenin aklına bile gelmezdi herhalde..,

Bu güzel Dünya gezegeni ile olan beraberliğim, (dolayısıyla şiir dostlarımla) 39. Yılını çaktırmadan usulca doldurmuştur. Bu esnada ne bir plaket almışımdır ne de ay tutulmuştur güneş‘in haberi dahi olmamıştır. Zaman sinsice ilerlemiş, İlk-Orta-Lise-Fakülte  derken  iş hayati  resmen olmasa da  hariçten belimizi bükmüştür. Önceleri Basketbol kanımıza girmiş, maksat spor olsun mantığı Aristo mantığı ile birleşince  Ankara’da bu iş olmaz bu is bana “extra large” diyerek başka aşklara yelken açıp, olası fırtınalarda  “herkes  kendi  kaderini  yaşar” dümeniyle  sözde  liman aramış bolcada zaman harcamışımdır.

Lisede başlayan şiir krizlerim, yapılan Doktor kontrolleri  tahliller ve uzun araştırmalar sonucu kalıtsal olduğu, genlerle bu günlere gelindiği ve ömrümün sonuna kadar bu dert ile yaşamak zorunda olduğum heyet raporu ile tarafıma bildirilmiş,  önceleri kabullenmenin ne kadar zor olduğu hayatımın bu eksende devam edeceği bilinciyle hayata bir ahtapot edasında sarılışım hala gözlerimin önünde yer almakta inat yapmakta gitmemektedir. Lisede Edebiyat öğretmenimin beni keşfinden sonra (ki Amerika keşfedilmemişti hala) en büyük hatayı belki de edebiyatı sevmekle yaptım, hatamı  ne yazık ki yıllar sonra anlayacaktım. Ve bu derdi-aşkı yıllarca kimseye belli etmedim  taki ilk  kitabım ( Tutkuları vardı, Hayalleri …) çıkana kadar..,

 Derken askerlik usulca gelip çatmıştı.., Aslanlar gibide gittik.(gibisi fazlaydı) 4 ay öğrencilik çabuk geçti, ya o 12 ay dile kolay.., Spordan geldik ayakları da yemedi gördüğümüz en ağır eğitimdi belki de zorluklarını yaşadığımız.., Bizimde dostluklarımız oldu bir de çelikten daha çelik kalbimiz, bol bolda resimlerimiz.., Mevsimlerden  kış’tı biz üşümüyorduk, zor ve imkansız yoktu,  zaman su gibi geçmişti  ve neden sonra bir aslan daha döndü yuvasına,  çakı gibi bir komando  bereli-bröveli..
  
İş serüvenime gelince, o da inişli çıkışlı bol kahkahalı biraz da hüzün kaplıdır. Önce Kredi ve Yurtlar Kurumu’nda başlayan iş  serüvenim kredimin çok daha artacağını düşündüğüm, ideallerimi gerçekleştirebileceğim ortamı bünyesinde bulunduran ve dönemin en iyi bankası olan  Emlak Bankası'nda devam etti. On yılı aşkın bu süre içerisinde Bankacılık sektörünün güzel projelerinde hep vitrinde olmanın, paylaşılan çalışmalarda ve ekip ruhunun özündeki ince ve zor çizgide hep var olmanın tatlı telaşını yaşadım. Bankacılık bir özgürlük şarkısıydı bende, yakın zamanda” gördüğüm lüzum üzerine” yolumu ayırdığım  bir aşk gibi o da   kalbimde hüzünle yerini aldı.., diğerleri gibi unutulan..

Şimdilerde Hacettepe Üniversitesi çatısı altında idari kadroda yetkili olarak, yeni ufuklara yeni bir yaklaşımla ve camia’nın gerektirdiği   koşulları da gözeterek her şeye yeniden başlamanın tatlı ve buruk sevincini yaşıyorum..

Şiir seven gönül dostlarına en derin saygılarımla..,

                                                                                          2004 Beytepe / ANKARA